SIKINTININ YARATICILIKLA BİR İLGİSİ VAR...
SIKINTININ YARATICILIKLA BİR İLGİSİ VAR...
Şu günlerde hepimizin biraz sakin kalmaya ihtiyacı var; bir de kendimize meşgale bulmaya!
Hepimiz şu günlerde biraz “sıkıldımmmm” demiyor muyuz?
Virginia Üniversitesi’nde İngilizce profesörü ve Boredom: The Literary History of a State of Mind (Sıkıntı: Bir Zihin Halinin Edebi Tarihi) kitabının yazarı Patricia Meyer Spacks İngilizcesi “boredom” olan sıkıntı sözcüğünün 19.yy’a kimsenin sözcük dağarcığında olmadığını söylüyor. Bu sözcüğün etimolojisi, psikolojisi, felsefesi şöyle dursun; bugünlerde neden herkes sıkılmaya başladı; Covid-19 sebebiyle geçirdiğimiz şu sıkıntılı günlerde evde olmayı nasıl avantaja çevirelim; çocuğumla en sakin iletişimi nasıl sürdürelim ve bir aile bireyi olarak çocuğuma karşı nasıl bir tavır sergilersem hem çocuğum hem ben fayda sağlarız, gelin bunları düşünelim.
Şu günlerde hepimizin biraz sakin kalmaya ihtiyacı var; bir de kendimize meşgale bulmaya!
Yoksa ev işleri, çocukla oyun oyna, ödevine yardım et, uzaktan eğitime destek ver; çok zor çok...
Galiba bu süreçte en çok yıpranan grup ebeveynler.
Tüm bu zorlu görevlerin üstesinden gelebilmek adına ''Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik'' nasıl olur; bu konuda pratik stratejiler geliştirmekte yarar var. Ancak ben biraz bu sıkıntılı süreci nasıl avantaja çevirebiliriz; sıkılma halini yaratıcı bir oyuna nasıl dönüştürebiliriz, bundan bahsedeceğim. Çünkü biliyoruz ki sıkıntının en iyi yanı insanı yaratıcı olmaya zorlamasıdır ve yine biliyoruz ki yaratıcılık ilgi alanlarından beslenir.
PEKİ AMA NEDİR BU YARARTICILIK DEDİKLERİ?
Pek çok tanımı var elbette. En akılda kalan tanımı ise Genç Yazarlar için Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu kitabının yazarı Celil Oker'in de söylediği gibi ''Yaratıcılık, işe yarayan yeniliktir.'' Her yaşta herkes yaratcılığını geliştirebilir.
Sanat Profesörü Lowenfeld'in yaratıcılık parametreleri göz önünde bulundurulduğunda ''Süpürgeyi elinde tutan çocuk'' fotoğrafında;
-Farklı bir fikre uyum sağlayarak ESNEKLİĞİ,
-Hızlı düşünerek AKICILIĞI,
-Süpürgeyi alışılmışın dışında kullanarak ORİJİNALLİĞİ,
-Süpürgeyi bir gitar olarak hayal ederek malzemeyi alışılmışın dışında kullanmış, yani YENİDEN TANIMLAYIP YENİDEN DÜZENLEMEyi görebilmek mümkün!
PEKİ AMA NEDİR BU YARARTICILIK DEDİKLERİ?
Pek çok tanımı var elbette. En akılda kalan tanımı ise Genç Yazarlar için Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu kitabının yazarı Celil Oker'in de söylediği gibi ''Yaratıcılık, işe yarayan yeniliktir.'' Her yaşta herkes yaratcılığını geliştirebilir.Sanat Profesörü Lowenfeld'in yaratıcılık parametreleri göz önünde bulundurulduğunda ''Süpürgeyi elinde tutan çocuk'' fotoğrafında;
-Farklı bir fikre uyum sağlayarak ESNEKLİĞİ,
-Hızlı düşünerek AKICILIĞI,
-Süpürgeyi alışılmışın dışında kullanarak ORİJİNALLİĞİ,
-Süpürgeyi bir gitar olarak hayal ederek malzemeyi alışılmışın dışında kullanmış, yani YENİDEN TANIMLAYIP YENİDEN DÜZENLEMEyi görebilmek mümkün!
Günlük Rutini Yaratıcılık Fikri ile Nasıl Yapılandırabiliriz?
- Çocukla oyun oynadık ardından birlikte ikinci bir oyun kurup onu kendi haline bırakabiliriz. Bu esnada kendi ihtiyaçlarımızı giderebiliriz. Bu sayede zamanla çocuk onsuz yaptığınız işlere de saygı duymayı öğrenecektir.
- Çocuğu zihinsel olarak geçişlere hazırlayabiliriz; “Birlikte oyun oynadık, sonra kahvaltı yaptık. Şimdi ne yapmak istersin?” Çocuk ''Oyun oynayalım'' dedi. “Ben .... işlerimi halledeceğim, bana yardım etmek ister misin? İstemezse “Nerede oynamak istersin?” “Ne ile oynamak istersin?” gibi bir nesneye yönlendirmeden, kendi ilgisi doğrultusunda bir oyun kurmaya teşvik edebiliriz.
- Bu süreçte kendi oyununu yaratması için çocuğa zaman tanımalıyız. Burada anahtar sözcük “zaman”. Hedef; Zaman tanı, çocuk sıkılsın ve yaratıcı bir fikir gelsin aklına! İster bornoz kemeriyle olta yapsın; ister dolap tutacağıyla yatak, sedye yapsın; isterse tabağı araba yapsın. Deneyimleriyle hayal gücünü birleştirsin.
- Eğer kendi başına bir oyuna kuramıyorsa, onun ilgisi doğrultusunda birlikte oyun kurabilir, oyuna kendini kaptırdığında nefes almak için geri çekilebilirsiniz! İlk başta belki 3 dakika kendi başına oynayacaktır, siz kararlılık gösterdikçe bu süre 5 dk, 10 dk zamanla 20 dakikayı bulacaktır.
Bu rutin sıklıkla tekrarlanırsa, çocuk kısa bir sürede yetişkine ihtiyaç duymadan bireysel oyun oynama becerisi geliştirebilecektir.
Yaratıcılık odaklı kararlılık isteyen bu süreçte biz yetişkinlere düşen ise;
Sıkıntı ile yaratıcılık arasındaki ilişkiyi kurmak; çocuğun oyuna motive olduğu, oyuna daldığı ve oyundan sıkılmaya başladığı zamanları iyi belirleyebilmek,
Evet, hayır yanıtı olmayan ne, neden, nasıl gibi açık uçlu sorularla çocuğun hayal gücüne minicik kapılar aralamak,
“Bu kumanda yere düşerse ne olmaz?
Bu kumanda yere düşerse ne olur?
Bu kumanda yere düşmezse ne olmaz?
Bu kumanda yere düşmezse ne olur?”
Bu tip yaratıcı sorularla ÇOCUĞUN 🧠BEYNİNİN DÖRT ÇEYREĞİNİ de çalıştırmak,
Oynadığı nesneleri alışılmışın dışında kullanması için model olmak
-Mış gibi oyunlar sayesinde bir tepsiyi buz pisti yapmak; masa örtüsünü çadır olarak hayal etmek, kalemi roket olarak kullanmak örnekleri çoğaltılabilir. Her çocuğun öğrenme serüveni biricik; bu yüzden evdeki malzemeler, oyuncaklar ne ise çocuğun yaratıcılığı da aile desteği ile o paralelde gelişecektir.
Bir örüntü oluşturmak; bir rutin içinde tekrar eden davranışlar yaratmak.
🔺▫️🔺▫️Birlikte oyun, kendi haline bırak, birlikte çamaşır ser, kendi haline bırak, birlikte evcilik oyna, kendi haline bırak 🔺▫️🔺▫️
Denemeye değer! Ne dersiniz?
Çocuk için oyun bir yaşam şekli; onun iletişim dili oyun! Sıkılan çocuklar değil, galiba biziz! Bu durumun üstesinden gelecek olan da yine bizleriz!
Madem “sıkılma” kelimesi 19.yy’a kadar insanın sözcük dağarcığında yokmuş; bugünlerde de olmaması bir kayıp olmaz, öyle değil mi? Sıkılabiliriz, bu normal. Dillendirmek gerekli mi? Bu durumdan şikayetlenmek yerine tek çözüm geçen vaktimizi en iyi şekillendirmek! Bazen çocuğun oyun dünyasına dalıp zamanı unutmak bazen bir şey üretmek! Kek yap, temizlik yap, taş boya, bulaşık yıka ama durma üret! Hiç o ruh halinde değilim diyorsan, çocuğu izle! Sıkıntıyla alevlenen üretme tutkusu seni de cezbedecek
Fatma Yücel Dinç
28 Mart 2020
MUĞLA
28 Mart 2020
MUĞLA
Yorumlar
Yorum Gönder