Kayıtlar

ÇOCUĞUMU HANGİ OKULA GÖNDERMELİYİM?

''Çocuğumu ilkokulda devlet okuluna mı özel okula mı göndermeliyim?'' Bu düşünce aylardır içinizi yiyip bitiriyor, öyle değil mi? Okul müdürü olarak görev yaptığım yıllardaki veli görüşmelerine dayanarak söylüyorum; şubat aylarında başlayan bu kaygı neredeyse son dakikalara kadar sürüp gidiyor. O yüzden doğal bir sürecin içindesiniz. Önce rahatlayın! İsterseniz filmi biraz geriye saralım... Ve çocuğunuzun ilgi ve gereksinimlerinden yola çıkarak onun eğitiminde hangi standartları aradığınızı şöyle bir yoklayalım: ''Ben kaliteli bir eğitim arıyorum; yabancı dil ders saati çok olsun, bahçesi geniş olsun...'' Böyle mi düşünüyorsunuz? Çok haklısınız. M.Ö. 18. yüzyılda Babil'de Hammurabi Kanunları'nda bir inşaat ustasının ortaya çıkardığı yapının kalitesinden sorumlu tutan kanunlar varsa bugün ''Benim çocuğumun alacağı kaliteli eğitimin de dayanakları olmalı. Hem de bu standartlar benim kişisel gözlemlerim ve yargılarımın ötesinde ço...

SIKINTININ YARATICILIKLA BİR İLGİSİ VAR...

Resim
SIKINTININ YARATICILIKLA BİR İLGİSİ VAR... Hepimiz şu günlerde biraz “sıkıldımmmm” demiyor muyuz? Virginia Üniversitesi’nde İngilizce profesörü ve  Boredom: The Literary History of a State of Mind (Sıkıntı: Bir Zihin Halinin Edebi Tarihi)  kitabının yazarı Patricia Meyer Spacks İngilizcesi “ boredom ” olan sıkıntı sözcüğünün 19.yy’a kimsenin sözcük dağarcığında olmadığını söylüyor. Bu sözcüğün etimolojisi, psikolojisi, felsefesi şöyle dursun; bugünlerde neden herkes sıkılmaya başladı; Covid-19 sebebiyle geçirdiğimiz şu sıkıntılı günlerde evde olmayı nasıl avantaja çevirelim; çocuğumla en sakin iletişimi nasıl sürdürelim ve bir aile bireyi olarak çocuğuma karşı nasıl bir tavır sergilersem hem çocuğum hem ben fayda sağlarız, gelin bunları düşünelim.  Şu günlerde hepimizin biraz sakin kalmaya ihtiyacı var; bir de kendimize meşgale bulmaya! Yoksa ev işleri, çocukla oyun oyna, ödevine yardım et, uzaktan eğitime destek ver; çok zor çok... Galiba bu süreçte en...

POPÜLER KÜLTÜRÜN BİR PARÇASI OLACAĞIMIZA, KADİM GELENEKLERİMİZİN TAKİPÇİSİ OLALIM!

Resim
Yaşlısı, genci, çocuğu ile çeltik tarlalarında çalışan Uzakdoğu insanlarının verdiği zahmet tüm toplumlarca bilinir. Pirinç yetiştirmenin o kültüre, dile, toplumun zekasına etkisi pek çok bilimsel araştırmaya konu olmuştur. Her toplumda öne çıkan bazı yaşam biçimleri o toplumun kültürel değerlerini oluşturur. Bizim coğrafyamızda ise zeytin yetiştiriciliği kadim geleneklerimizden biridir. Kimilerine göre en kıymetlisidir. Zeytin ile zeytinyağı ekmeğimizdir, suyumuzdur. ZEYTİN, ZEYTİN, ZEYTİN ‘’Zeytin zahmetlidir. Dalından ağzınıza ulaşana kadar mücadele etmeniz gerekir. Zeytin lezzetlidir. Yemektir, mezedir, salatadır, tatlıdır, sostur. Zeytin dayanıklıdır. 2000 yıla kadar yaşar. Zeytin gururludur. İhmal ederseniz küser. Ölmez ama meyvesiz bırakır. Zeytin iletişim uzmanıdır. Mitolojilere konu, barışa sembol olmuştur...’’ diye tarif edilir zeytin Yırca’ya bağışlanan Zeytin Ajandası’nın arka kapağında. AİLE GELENEĞİ OLARAK ZEYTİN Çeltik tarlalarında büyüye...

TÜRKİYE'DE ÇOCUK EDEBİYATININ EN TEMEL SORUNLARI...

Resim
Herkes yemek yapabilir ancak herkes aşçı değildir. Herkes bilgisayar kullanabilir ancak herkes bilgisayar mühendisi değildir. Herkes çocuklara hikayeler anlatabilir ancak herkes çocuk kitabı yazarı olmamalıdır. İlgi duyan herkesin bu sektörde yer alması özgürlük olarak değerlendirilebilir ancak sormak istediğim bir soru var: Neye cesaret ettiğimizin farkında mıyız? Çocuk doğurmak, çocuk yetiştirmek, çocuk beslemek, çocuğa kitap okumak… Çocuklar için kitap yazmak oldukça ciddi işlerdir. Çünkü çocuklar dahidir. Çocuklar potansiyeli oldukça yüksek varlıklardır ve biz yetişkinlerin onlara bir şeyleri yanlış öğretmeye hakkı yoktur. Çocuklar her şeyi kendi kendilerine öğrenebilirler iken biz çocuklara ‘’Bak! Benim senden daha üstün bir özelliğim var ve bu özellik sayesinde sana bir şeyler anlatacağım’’ demek gibi bir niyetimiz varsa harekete geçmeden önce tekrar tekrar düşünmeliyiz. İlk sorunu ‘’ her ilgi duyan kimsenin çocuk kitabı yazarı olabilmesi ’’ şeklinde tanımlayab...