BUGÜN DOĞAN YAVRUMA GELECEKTE NE OLACAK?



2010-2025 yılları arasında doğan 21.yüzyılın ilk jenerasyonu olarak Alfa kuşağı huzurlarınızda!
X,Y, Z kuşakları derken nereden çıktı bu Alfa kuşağı?

Futurist ve Tedx Konuşmacısı olarak tanıdığımız Mark McCrindle, sözü edilen bu kuşağa hangi ismi vermek gerektiği konusunda bir anket uygulamış ve önerdiği en ideal isimlerden biri olarak ''Alfa'' sözcüğü katılımcıların da oylarıyla bu kuşağa verilecek isim olarak belirlenmiş.

Adı Alfa olarak belirlenen bu nesil ne yer, ne içer kısmı merak edenlere araştırma konusu olsun. Biz bu çocukların nasıl öğrenir kısmı ile ilgilenelim.

VİDEO BİZE NEYİ ANLATIYOR?

Haydi önce videoyu izleyelim.

Bugün doğan çocuklar 2035-2040 yıllarında ne ile karşılaşacak?
Eğitim sistemi aynı düzende devam ederse bugün doğan çocuklar hangi sorunlarla baş etmeye çalışacak?
Videonun mesajını yorumlarımı da ekleyerek şöyle çevirdim:

   EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ YANLIŞLAR YÜZÜNDEN GELİŞEMEYEN BECERİLER

1.problem endüstri çağı değerleri olarak karşımıza çıkıyor. Hazırla, paketle, gönder usulünün otur, kalk, sayfayı çevir versiyonu gibi düşünelim! Makineler gibi çalışan, komut alan çocuklar...
Ama bugünün alfa çocuklarının neye ihtiyacı var? Yaratıcı düşünmeye, iş birliği yapmaya..
Ancak şu anki eğitim sisteminin ışığındaki öğrenme ortamlarında çocuklar bu becerileri kazanabilecek mi?
Videodaki gibi tam arkadaşına fikrini söyleyecek iken konuşmayın, dersi dinleyin direktifi ile düşünce özgürlüğü kısıtlanacak, bir sonraki hamlesi belki de bundan sonra hiç olmayacak.

2.problemi otonomi yoksunluğu, özerkliğin olmaması şeklinde çevirebiliriz. Fransızcası ''autonomie'' olan otonomi sözcüğünün TDK'daki karşılığı tam olarak ''özerklik.'' Eğitimde ise kendi davranışlarına yön verme veya kendi kendini düzenleme konusunda sahip olduğu bağımsızlık şeklinde geçiyor. Matematik, coğrafya, tarih diye sıralı bir ders programına maruz bırakılan Alfa kuşağının kimyasına ters bu program düzeni.
Bu çocukların ihtiyacı, neye ne kadar ihtiyaç duyuyorsa zamanını kendine göre ayarlayabilmesinde saklı...( Videoda Facebook imgesinin çöpe atılması da bir o kadar anlamlı olsa gerek)
Alfa kuşağının göreli bağımsızlık geliştirmesi gerekirken, yani ilgi ve merakını aldığı eğitimle ilişkilendirip kendi kendini yönetebilmesi gerekirken, mesela bir çocuk deney yaparken derinleşip saatlerce o işin başında vakit geçirmek isterken, şimdi kalk ve beden dersine gir diyen bir sistem sanırım kulağa pek doğru gelmiyor.

3. problemi yapay öğrenme olarak düşünebiliriz. Sınav odaklı, işlevsel olmayan, günlük yaşamda karşılığı yetersiz kalan bilgilelerin ezberlendiği bir düzen. Bu düzende çocuk-öğretmen-veli arasında not endeksli bir ilişki hakim. Çocuk sünger gibi emebildiği kadar bilgiyi hapsedebilmişse notlar yüksek, başarı duygusu zirvede, aile memnun.

4. problemde tutkuya yer yok diyor. Her çocuk ilgi duyduğu şeyin hayalini kurarken, eğitim sisteminde hayaller öğretmen faktörünün yönergeleriyle bir balon gibi uçup gidiyor. Peki Alfa çocukları ne istiyor? Farklı ilgi, farklı tutkuların peşinden gitmek. Gelecek farklı ilgi ve tutkuları olan birden fazla işi yapabilen hibrit insanlarla şekillenecek. Bunun ilk sinyallerini kurumsal firmalar çoktan veriyor: Google işe alımlarda cv'lerde yazan mezuniyet derecelerine bakmadan önce Bu kişinin tutkusu ne? Neyi severek yapıyor? diyerek hobiler bölümüne bakıyor. Alfa çocukları da pek yakında iş arayışına başlayacak ve onlara sorulacak ilk sorulardan biri Bu hayattaki en büyük tutkun ne? Bu tutkun hangi yaşlarda başladı, hatırlıyor musun? gibi sorulardan oluşacak.
Bugünün çocuklarının;
 Hangi konuda iyiyim?
Neler ilgimi çekiyor? 
En çok ne yapmaktan zevk alıyorum? 
gibi güçlü soruları kendi kendine sorabilmeleri gerekiyor.

Gelecekte, mecbur kaldığı için o işi yapanlar değil; aileleri tarafından ilgisi fark edilip desteklenmiş, aynı anda birden fazla ilgi duyduğu işi yürütebilen, tutkulu çocuklar var olacak.

5.''Nasıl öğreniyoruz?''
Her çocuk farklı sürede farklı şekilde öğrenir. Kimi çocuk video, kitap yardımıyla kimi çocuk bir mentör, öğretmen ya da akran etkileşimiyle öğrenir. Kimi ise yaparak yaşayarak öğrenme süreçlerini gerçekleştirir. Her çocuk ise farklı sürede aşama kaydeder. Belli bir seviyeye ulaşması zaman ister ancak sistem onu başarız olarak tanımlarmıştır bile. Aslında her çocuğun başarılı olabilmesi için tek ihtiyaç duyduğu şey zamandır.

6. problemi ise ''konu anlatımı'' ya da ''ders verme'' olarak tanımlayabiliriz. Khan Akademi'den Sal Khan bu süreci ''fundamentally dehumanizing experience'' yani ''esasen makineleşme deneyimi'' olarak tanımlıyor. %90 seviyesinde öğretmen hakim bir ders ortamında farklı öğrenme stillerine sahip çocukların kavrayamadığı şeyleri soramayıp geride kalması Alfa çocuklarının hiç beklediği bir süreç değil. İnternet erişimiyle sınırsız bilgi çocukların parmak ucunda olmasına rağmen, sistemin çocukları kontrol edememe riskinden kaynaklı bu erişim sınırlı. Teknoloji çağına doğmuş Alfa çocuklarını teknolojiyle sınırlamak acaba yerinde bir sınırlılık mı?

Bu altı problem 2040'larda 20'li yaşlarını yaşayacak Alfa çocuklarının gelişiminde büyük bir engel teşkil ediyor.

NE YAPMAK LAZIM?

En iyileri bulmak lazım.
İdeal kriterlerden esinlenerek kültürümüze uyarlamak, uygulamalara dahil etmek lazım.
İlham almak lazım.

EN İYİLERDEN BİR ÖRNEK

Dünyada en iyiler kim? Herkes biraz araştırsın. Ben araştırdığım bir örneği hemen söyleyeyim:

Elon Musk'ın SpaceX'i, Tesla'sı var. Bir de Ad Astra isimli bir okulu varmış. Latincesi ''Yıldızlara'' demek. İsim isabet olmuş:) Aksini düşünemezdik:)

Okulun 30 civarı öğrencisinin 5'ini kendi ikizleri ve üçüzleri oluşturuyor. (Eğitimpedia kurucusu Ali Koç, 11 Nisan 2019 akşamı instagram hesabında Ad Astra ziyareti sonrası yaptığı canlı yayında okulun 47 öğrencisi olduğunu paylaşmıştı. Bu okul hakkında detaylı bilgi için eğitimpedia sayfasını ziyaret edebilirsiniz.)

Elon Musk'un kendi çocukları hariç okula kaydı alınan çocukların çoğunun senaryolar üzerinden değerlendirilen performansları doğrultusunda SpaceX ve Tesla çalışanlarının çocuklarından oluştuğu biliniyor.

   

Websitesinde yalnızca bu bilgiler yer alıyor. Okulun görsellerine, eğitim modeline erişim yok. Okulun iletişim bilgileri bile yazmıyor. Buraya kadarı işin magazin kısmıydı:)

Bizim çocukları ilgilendiren kısmına bakalım:

  • Okulda az insan öz insan.
  • Yukardaki videoda anlatılan 6 problemin hiç biri yok. Ortalama bir sistem yok. Ortalama başarı beklentisi yok.
  • Dengeli bir şekilde teknolojiden yararlanılıyor. 
  • Çocuklar bireysel zaman geçirebiliyorlar.
  • 21. yy becerileri olarak her yerde gözümüze çarpan kocaman bir ''eleştirel düşünce'' ortamı var Ad Astra'da. Uzmanların da her fırsatta üzerinde vurgu yaptığı gibi eleştirel düşünme becerisi çocukluk çağında kazanılıyor.
                                                                                                                    Ad Astra School website

Bir örnek vermek gerekirse;
''Kasabanın büyük çoğunluğunun tek bir fabrikada çalıştığı, bir göl üzerindeki bir kasabayı hayal edin. Ancak bu fabrika gölü kirletiyor ve tüm yaşamı öldürüyor...Ne yaparsınız? Fabrikayı kapatmak herkesin işini kaybedeceği anlamına geliyor. Öte yandan fabrikayı açık tutmak demek gölün yok olması ve canlıların ölmesi anlamına geliyor.''

Ad Astra'da günlük yaşamda karşılaşabilecekleri senaryoların etik ve ahlak boyutu rutinler halinde tartışılıyor. Ad Astra'nın bu özelliği işte tam da şu anda olması gereken.

YILDIZLARDAN DÜNYAMIZA DÖNELİM

Ad Astra yalnızca bir örnek.
Okul dediğin hangi coğrafyada hangi kültürde olursa olsun,

  •  Güvenli bir ortamı sunmalı!
  • Sınırlar içinde özgürlük tanımalı!
  • Ahlakı ve kültürü yaşantıyla kazandırmalı!
  • Doğa ile iç içe olmalı!

  • Çocuk her anında haz duymalı,
  • Çocuk yaparak yaşayarak öğrenmeli!
  • Önce kendini fark etmeli ve aynı zamanda etrafını sorgulayabilmeli!
  • Okulun her bir köşesinde kendisini ait hissetmeli!
  • Bilgi zehirlenmesine maruz kalmadan ihtiyacı kadar kendisini besleyebilmeli!
      Böyle bir iklimde çocuk her anın farkında olarak nefes aldığını hissecektir.

BELKİ HAYAL BELKİ GELECEK

Alfa çocukları için bir model hayal ettim:

Program
Etik ve ahlak değerlerle bütünleşen,
Çocukların ilgilerinden yola çıkarak şekillenen,
Duygularını ve fikirlerini ifade edebilecekleri senaryolarla yaratıcı düşünce geliştiren,
Rutin olarak duygu temelli ve değer odaklı sohbetlerin yürütülmesine ortam sunan bir program

(Belki böylece teknolojinin hakimiyeti artarken insani değerleri koruyabiliriz.Dilerim Blade Runner, Gattaca filmleri gerçek olmasın. Bu filmleri izlemediyseniz Barış Özcan'ın videolarından bilgi edinebilirsiniz. Ya da Arif ve 216 filminin geleceğin karanlık senaryosunu gözünüzün önüne getirebilirsiniz.)

Çocuk
20 çocuklu sınıflar yerinde 5 ile 8 arası çocuktan oluşan öğrenme ortamları...
(İtiraf ediyorum, işin ticaret ayağı hiç benlik değil;))

Öğrenme Ortamı
İç-dış mekan iç içe...


Soldaki değil, tıpkı sağdaki görselde olduğu gibi teknoloji ve doğa iç içe.
(Mobil cihazdan bakanlar için: Üstteki değil, tıpkı alttaki görselde olduğu gibi teknoloji ve doğa iç içe.)

Öğretmen Rolü
Öğretmen ilham veren, tam donanımlı, sohbet ortamındaki bilge baykuş rolünü üstlenen kimse.

Aile
Çocuğu ile kendisini dönüştürmeye, geliştirmeye, öğrenmeye açık kişiler.

Sevgiyi koşulsuz sunan bir aile ortamında ve sevgiyi büyütmeleri için fırsat sunan bir okulda Alfa çocukları güvende, huzurla!


Bir Alfa çocuk annesi ve onca Alfa Çocuğun vebalini boynunda taşıyan biri olarak sorumluluğumu paylaşıyorum: OKUMAK!

Bu ülkenin vatandaşları olarak sorumluluğumuzu paylaşıyorum: DAHA ÇOK OKUMAK!

Çocuklara gelecek kaygısı yaşatmadan onları yarınlara hazırlamanın püf noktası onlarla öğrenme yolculuğuna çıkmak!
Onun dilinde onun ihtiyacına cevap vermek ancak böylelikle mümkün!

ÖDEVSE ÖDEV...

İhtiyaç duyacağından fazla ona mal mülk bırakabilmek için çok çalışıp çocuğundan yoksun tonlarca zamanı yitirmek yerine tam da şu anda onun yanında olabilir misin?

İyiden, ahlaktan, merhametten, hoşgörüden ne sıklıkla sohbet edebilirsin?

Rekabet yerine birlikte kanat çırpıp kilometrelerce yol giden kuşların nasıl iş birliği yaptığını ona anlatabilir misin?

Sen çocuğuna ''Komşunu kendin kadar sev'' dediğinde, o bu gücü sende görerek hayatında uygulayabilecek mi?

Tüm bu soruların yanıtı Bugün doğana yavruna gelecekte ne olacağına aralanan birer kapı


Dilerim algımız değişir, düşüncelerimiz gelişir, belki bir yerlerde birilerinin fikirleri değişir.
Kim bilir belki dünya değişir.


YALNIZCA HAYALİNİ KURMAKLA YETİNDİĞİMİZ DEĞİL, ''BİR ZAMANLAR İYİ Kİ HAREKETE GEÇMİŞİZ'' DİYEBİLECEĞİMİZ BİR GELECEKTE BULUŞMAK DİLEĞİYLE,



Fatma Yücel Dinç

Haziran 2019
Muğla



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SIKINTININ YARATICILIKLA BİR İLGİSİ VAR...

Tişörtümdeki Yazılarla Kişiliğimin Ne Alakası Var?

AYAKÜSTÜ SOHBETE DAVETLİSİNİZ